Bugün yine sen düştün
Yüreğime,yine tebessüme doydum
İsmin söylendi ya bana kalu belada
Dünyada seni arar dururum...
Yeşermeye yüz tutmuş hayallerim ile
Açmayı bekleyen mavi güller ile
Ey yar sen neredesin diye
Bekler dururum ben seni yine...
maibeyaz
zübeyir menteşe uzun uzağa gidiyor yüreğim burda kalanlara selam ve dua ile yeniden yeni yazılar ve en önemlisi yeşeren düşler ile yürekten düşen katreler ile buluşmak duasıyla en yakın zaman da görüşmek ve gelmek duasıyla....
21 Ocak 2014 Salı
8 Ocak 2014 Çarşamba
OLMAYIŞININ ARDINDAN
Ne söylenebilir ki,lal olan dilden,yarım kalan cümlelerden donup kalan anlarda ve olmayışının ardından ne söylenebilir ki..
Hayat insanlara fırsat sunar,insan düşünür ya hemen kabul eder yada önemsemeden reddeder aslında insan olmasını istediği her şey hayatta olunca mutlu olacağını sanır.
Olmayışının sebeplerini farklı yerlerde arayan insan isyan ediyor elinde olan nimetleri unutur ve eline geçen nimetler den kendine bir hisse çıkartarak ben yaptım demeye giderek nefsini doyurur.
Düşünüyorum da olmayışının ardına kendi hatalarımı sıralıyorum ve bana verilen nimetleri rabbim den bana insanlara bir lütfü kerimi diyorum ve düşündüklerimi her anımda yapabiliyor muyum dilim lal oluyor ve yazıyorum olmayışının ardından...rabbime sığınıyorum
maibeyaz
Hayat insanlara fırsat sunar,insan düşünür ya hemen kabul eder yada önemsemeden reddeder aslında insan olmasını istediği her şey hayatta olunca mutlu olacağını sanır.
Olmayışının sebeplerini farklı yerlerde arayan insan isyan ediyor elinde olan nimetleri unutur ve eline geçen nimetler den kendine bir hisse çıkartarak ben yaptım demeye giderek nefsini doyurur.
Düşünüyorum da olmayışının ardına kendi hatalarımı sıralıyorum ve bana verilen nimetleri rabbim den bana insanlara bir lütfü kerimi diyorum ve düşündüklerimi her anımda yapabiliyor muyum dilim lal oluyor ve yazıyorum olmayışının ardından...rabbime sığınıyorum
maibeyaz
12 Aralık 2013 Perşembe
4 Aralık 2013 Çarşamba
MİNİK BİR MEKTUP
Varlığı sonsuz olan rabbime,
Minik ellerle açılan masum gülücüklerle etrafındaki meleklere tebessüm eden bir bebeğin saflığı yok benliğimde.
Büyüdük ellerimiz yüzümüz ve bunların yanı sıra sonsuz ihtiyaçları sıraladık ev,araba,uçak vs...
hiç bitmesini istemediğimiz yalancı mutluluklar ve istekler benliğimizde açan ızdırapları kapatmaya çalışıyorum.
Günahın küçük gören ve hiç olmamış gibi hayata devam eden nefsimi şikayet ediyorum kendime hep kendimle konuşurum ya bak burda yaptım şurda bunu yaptım kime neyi söyledin buna bunu söyledin bana verilen beyaz sayfaları mai kalem yerine siyahlara boyadın.
Hayatın rengi bize verilirken biz hep siyahı tercih ediyor ve kalbe bir bir kara lekeyi bırakıyoruz
biliyorum hayat da çok mutlu olmıcak insan,insan Allah(c.c) demedikçe gerçek saadete ulaşamayacak,
hayat kısa ve biz bu dar zamanda nelerle meşgul oluyoruz kendime soruyorum da çok şey istiyoruz ve asıl isteyeceğimizi istemiyoruz sahi ne olmak istiyorum kul....yoksa...????
Başlamak dünyadaki vazifeyi unutmamak olmayışların bir sebepleri vardır bir hikmeti demek isyan etmemek aslında samimiyetli olmak kula bela gelmez hak yazmayınca hak bela yazmaz kul azmayınca...
biz kötü musimetleri kendimizden bilmeliyiz ve günahlarımı hiç bir zaman unutmayarak pişmanlık dilemeliyiz ve isteklerimizin ebedi sonsuzluğa rızahi ilahi görme rabbimize mümin peygamber efendimize ümmet olmak için çalışmalıyız iş hayatında iş bitmiyor sadece bize verilen zaman bitiyor ve benliğimize nefsin himayesine girmeden gerçek mutluluğun girmesini istiyorum aciz günahkarım diyorum kendime ve sadece varlığı sonsuz olan rabbime küçük bir yazı yazabiliyorum ben ne küçük ellerim ne mai duvarlarım nede beyaz sayfalarım var önümde kalbimde sadece bir olan rabbim ve onun sevgisi var seven o sevdiren o ne mutlu....
30 Kasım 2013 Cumartesi
SONBAHAR YAPRAKLARI
Kırmızılar düşüyor yerlere
Elveda diyor evine
İçin içini yeyip bükülüyor sessizce
Bir yel gelip götürüyor
Toprağa karışıyor yine
Evini besliyor bir daha açsın diye
Dallarına konan kuşlar ile
Göç ediyor gelmek üzere...
zübeyir menteşe maibeyaz
Elveda diyor evine
İçin içini yeyip bükülüyor sessizce
Bir yel gelip götürüyor
Toprağa karışıyor yine
Evini besliyor bir daha açsın diye
Dallarına konan kuşlar ile
Göç ediyor gelmek üzere...
zübeyir menteşe maibeyaz
28 Ekim 2013 Pazartesi
KORKU
Korku;ani bir ses,ani bir olay yada bekleyiş
Beklerken korkar mı insan bir çıtırtı dan bir yelden
Yel savururken kapının eşiğindeki rüzgara ne demeli
Korku;beklerken sonuçları düşünerek için içinden çıkması
Çığlıkların,seslerin ve duymak istemediğimiz yansımaların karışması
O an bir sözcük yetişiyor yüreğe bir olan yaratıcımız ALLAH celle celalühü
Korku o an hüzne bırakıyor kendini ağlamaya katreler avuçlarda
Düşünüyor insan yaptıklarına korku içimizden için için ağlayarak çıkarken
Şerit gibi geçiyor hayat kareleri neler yaptıklarımızın eserleri
Korku korkarken ya biz kimden korkuyoruz ses,bekleyiş yada bir yelden mi?
zübeyir menteşe
9 Ekim 2013 Çarşamba
YOKSUN
Yoksun buralarda varlığınla mı yoksun yokluğun lamı yoksun,
Kendinden mi kaçıyorsun kendinimi kovalıyorsun
Ruhun senden öncemi gidiyor yoksa sen ruhunu yakalayamıyorsun
Zaman gösterdi sana her şeyi sen zamana uyamıyor musun
Yok olmak istemeyen yoksun harfler baharmı bekler
Yürekten düşen katreler sevgi,muhabbet ister
Maibeyaz beyazmai yüreklere düşmek ister...
zübeyir menteşe
Kendinden mi kaçıyorsun kendinimi kovalıyorsun
Ruhun senden öncemi gidiyor yoksa sen ruhunu yakalayamıyorsun
Zaman gösterdi sana her şeyi sen zamana uyamıyor musun
Yok olmak istemeyen yoksun harfler baharmı bekler
Yürekten düşen katreler sevgi,muhabbet ister
Maibeyaz beyazmai yüreklere düşmek ister...
zübeyir menteşe
5 Eylül 2013 Perşembe
11 Ağustos 2013 Pazar
Düşüncelerim
Bugünkü paylaştığım yazılarım daha önce yayınlanan yazılarımdı. Bir çok yazılarım beni bekliyor yarım kalan beyazmai de buna dair aslında ben beyaz mai tam anlatmadım yazılarımda ama mavi ye mai dememin de bir hatırası var beyaz mai uzun uzun yazmaya başlamıştım olmamıştı ünv bittikten sonra yaklaşık iki yıl yayın hayatında yoktum da ki geçenlerde 'BİR ANNE' şiiriyle döndüm ve blog sayfamı daha öncelerden açmama rağmen bir şeyler katamıyordum ve artık yayın hayatıma burdanda bir pencere açtım yani yeniasya elif eki,sentez haber ,layetezelzel ve edebiyat defterin yanı sıra burayı da ekleyip daha aktif olup blog sayfamda yeniden düzeltip okuyucuların güzel bir şekilde okumasını sağlamak için sizden dua bekliyorum.İnsan yaşadıklarını yazar yaşayabildiği ölçüde manevi duyguları anlatmaya çalışır ve yazar.Yazılarla konuşabilmek yani yazılarla anlatabilmek ve onlarla hasbihal edebilmek şiir yazmaya çalışmışımdır,yazılarımda pek uzun olmaz bunu manevi yönde bir adım öteye gitmek istiyorum ve dua bekliyorum.Geçenlerde kitap listesi yapım bir çok kitap siparişi verdim heyecanla gelmesini ve o satırlardaki kokuyu içime çekme sevincini yaşamak istiyorum.İki yıl oldu demiştim ya günlük tutmam ve yaklaşık iki yıldır açmadığım beyaz defterimle mai kalem ile yazmayı bekleyen yürekten düşen yaşadıklarımı yazmamı bekliyor insan yaşadıklarını unutmaz evet unutmak bir nimettir ama akla gelir ölüm,ayrılık,sevgi,okul....yaşamanızda sizi önemli kılan hayatınızda beraber sizinle gelir aklada gelir diye düşünüyorum.Kendimi gelecek kitap arkadaşlarıma ve Aşık veyselin 'Benim sadık yarim kara topraktır.' Nazan bekiroğlunun 'Değilmiki susmak en çok söylemekti.' ve de'Bir edep ölçeğinde umutlu ve utangaç.'Bahattin karakoçun bu güzel sözlerine aklımdakilerle yeni yazılarımla buluşmak duasıyla.dileğin varsa iste ALLAH tan .....zübeyir menteşe
BUGÜN
Bugün'ün yarını olduğu gibi
Yarının da dünü vardı,
sen hayatta bugün,
Ne yapabildin,
Ona bakmalısın....
zübeyir menteşe
edebiyat defterinden bir yazı...
http://edebiyatdefteri.com/siir/559275/bugun
ACABA
Neden yaratıldık acaba…
Kendi zevklerimizi tatmin için mi, yoksa,
Cenâb-ı Hakk’ı tanımak için mi?
Her şey bu kadar kolayken neden zor gelir insana.
Belki bir ömür belki bir yıl, belki bir gün.
Belki bir saat belki bir dakika belki bir an için değer mi bu yaptığımıza.
Hiç utanmazdık ve hiç de uslanmazdık yaptıklarımızdan.
Onca helâket ve felâket ne içindi acaba?
Onca başlar neden feda oldu acaba?
İnsan neden düşünmez ki neden yaratıldığını?
Neden duygularındaki ölçüyü tutturamaz?
Duygularımız hep güzeli isterken neden hâlâ sefahatteyiz?
Cennet ve ruyet-i cemal varken?
Madem lezzet ve zevk diyoruz lezzet ve zevk nerede bilmiyoruz.
Ya da yanlış yerde arıyoruz…
Helâli varken harama dalıyoruz.
Bu kadar olmamalıydı, çünkü biz bunun için yaratılmadık.
Neden yaratıldığımızı düşünmüyor muyuz acaba?
Neden yaratıldın dedik mi hiç nefsimize acaba?
Zübeyir Menteşe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

