Ben küçükken beklemeyi öğrendim kapı eşiğinde,pencere kenarında bir yelin yapraklarını sallarken yataktan fırlayarak kapı eşiğine varmayı öğrendim bir ses duyunca yüreğimin koparak yerinden çıkmasını öğrendim ben küçükken...
Ben yanlış yerde bekledim Rabbim rükuda,secdede bekleyemedim kafamdaki düşüncelere duaları karıştırdım ben dua kapında bekleyemedim Rabbim.
Her duam küçük ellerimle yapılan dualar küçükken yaptığım dualarım olsa Rabbim olmadı elimiz,gözümüz,bedenimizle beraber nefsimizde büyüdü kalbimize kara noktalar attı Rabbim.
Ümit var oluyorum ümit var olmayı kaybetmiyorum çok şükür Rabbim ama dünyaya veda edemiyorum maibeyaz diyiyorum hep beyaz sayfa açıyorum ve mai kalemle BİSMİLLAH diyerek başlıyorum ben küçükken daha güzeldim rabbim sarı saçlarım tombul yanaklarım durmasını bilen bir cengiz vardı.
Büyüdükçe mi değişiyoruz önümüze konan nimetleri görmüyoruz şükretmeyi bilemiyoruz rabbim şimdi hasta bedenime ilaçlar,serumlar veriliyor ama sen sen şifa isminle şifa verirsen iyileşeceğimrabbim ve bu dört günlük hastalığım öksürüğüm geçecek ama ben burdan çok ders alıcam rabbim söz veriyorum elveda diyebilmek dünyaya dualarım bu yönde rabbim katreler bu yönde Rabbim.
Hasta olan kardeşinize dua ederseniz sevinirim.Allaha emanet hayatdan ders alana kadar maibeyazı anlayana kadar yazılara beklicem ve birde en fazla bekleyeceğim yer Rabbimin kapısı olması duasıyla...cengiz zübeyir menteşe
3 Eylül 2014 Çarşamba
25 Ağustos 2014 Pazartesi
SON DEM
Beyaz sayfalara BİSMİLLAH diye başlayarak ilk sözü yüreğin ilk katresini döküyordum bu sayfaların kimi ders notları oluyor kimi şiir sayfaları kimi küçük ahmedin hikayesi ve en önemlisi maibeyazın şiiri hayatı olmaya çalışıyordu.
Mavi önlüklü şiirin küçük ellerimle kalemleri tutmuyorum artık ama sayfaların kokusu aynı ben yine BİSMİLLAH diye başlıyorum mavi kalemle yazıyorum.
Ama büyüdük diyorum ve büyüdük merve demirelin dediği gibi büyüdük halbuki daha dün gibi çocukluğumuz.
Büyüdük önümüze konan seccadeyi sarıldık doğru insanlarla tanışmaya çalışıp onlara tevhidi hakkı bildiğimiz kadar anlatmaya çalıştık ve en önemlisi karamsızlığa düşen insanlarla ağladık onlarla hallendik derdine ortak olmaya çalıştık.
Sınavları kaybettik gerçek sınavları görmeden isyanları durdurmaya çalıştık tüm bunları yaparken kalbimizdeki inancın davanın ateşine bir odun daha atılıp daha da yanma arzusunda olmaya çalıştık görevlerimizi yapmaya çalıştık görevimizi rızahi ilahi bildik.
Yazılan satırlarda zarif oğlu,akif gibi olmaya çalışıyoruz akifin asım genciyim diyerek tevazu ile yürümeye çalışıyoruz.
Küçük bir kitap projesi olan 40 zincirli ayasofya da düşüncemizi paylaşmaya çalıştık ve en önemlisi hayat dan her daim ders alarak yürümektir duamız insanların nasihatlere ihtiyaca vardır bizde kendimize edilen nasihatlerimize başımızla beraber diyerek en üste koyuyoruz.
Blog yazılarıma aralıklarla ara veriyorum ve bunu da paylaşmaya çalışıyorum kısa bir ara derken bur dan wattpad üzerinden şiir kitap yazmaya çalışmaya niyetlendik 1 şiirimi bu gün yayınlamağa çalışcam ALLAHIN izniyle ve adı tebiki de maibeyaz:))
ALLAHA (c.c) kul peygamberimize ümmet olmak duasıyla
aciz kardeşiniz zübeyir cengiz menteşe/maibeyaz/asım/zarifoğlu
wattpad ismim bluemai28
21 Ağustos 2014 Perşembe
20 Ağustos 2014 Çarşamba
FITRAT
Fıtratın doğal akışına ters kulaç atan aklına gem vurmuş,vicdanını susturmuş kalbini karanlığa teslim etmiş,dünyada elif gibi dik duramamış zevk içinde kendini kaybederek tanınmaz hale gelen ey aciz kardeşim.
Dünya ya bir dur de durmaz akıp giden geriye gelmez bir dur düşün ben neyim nerden geldim nereye gidiyorum.Ebedi bir hayatın kapısı olan bu dünyada vazifeni bil efendimizin sözünde belirttiği gibi 'Dünya ahiretin tarlasıdır' bu dünyada ne ekersen onu biçersin.
kelimelik/zm/maibeyaz/blue/zarifoğlu/ bekiroğlu
Dünya ya bir dur de durmaz akıp giden geriye gelmez bir dur düşün ben neyim nerden geldim nereye gidiyorum.Ebedi bir hayatın kapısı olan bu dünyada vazifeni bil efendimizin sözünde belirttiği gibi 'Dünya ahiretin tarlasıdır' bu dünyada ne ekersen onu biçersin.
kelimelik/zm/maibeyaz/blue/zarifoğlu/ bekiroğlu
18 Ağustos 2014 Pazartesi
5 Ağustos 2014 Salı
SÜKUNET
Sessizliğin adı
Duruşun adamlığı
Kalbi duanın zamanıdır sükunet
Düşlerin peş peşe
Arda ardına tebessümce
Geçmişteki güzelliği anmaktır sükunet
Bir elif olmaktır
Yalnızlığın içinde onca mana olmak
Manalarda tevhide ulaşmaktır sükunet...
maibeyaz/zm
Duruşun adamlığı
Kalbi duanın zamanıdır sükunet
Düşlerin peş peşe
Arda ardına tebessümce
Geçmişteki güzelliği anmaktır sükunet
Bir elif olmaktır
Yalnızlığın içinde onca mana olmak
Manalarda tevhide ulaşmaktır sükunet...
maibeyaz/zm
14 Temmuz 2014 Pazartesi
ÜMİTVAR OLMAK
Sokakta yürürken önüne gelen küçük bir taşa tüm siniriyle vurup eli cebinde,düşünceleri kendini yitirerek sahil şeridinde adımlarını minik minik atıyordu.
Ne yazın güneşi ne denizin,yeşilin kokusu ruhuna indirdiği ümitsizliği bir nebze olsa düzeltemiyordu.
Ümitsizlik sinir içinde uflayıp puflayıp zamanı geriye almaya çalışıyordu hayatındaki önemli karaları tekrar gidip istediği gibidüzeltmek istiyordu.
Zamanı geriye almayı nice insanlar istiyordu halbuki insanın sözü ok gibidir söylediği zaman o oku atmış olursun ne söz geriye gelir ne de ok kararlarda böyledir.
İnsan her şeyin en güzelini en iyisini istediği gibi verdiği karar yaşamını ona göre en iyi olduğu yere varmasını sağlamasını ister böyle olmayınca ümitsizliğe ve sinire boğulur kendi içinde kaybolur gider.
Hayata bakış açısı gayesi aslında varoluş reçetesini iyi anlasa ümit var olsa azla yetinmeyi bilse adam gibi yaşasa,insanca hareket etse mevcudatın manasını ve önemini anlasa kul olma yolunda ilerlese etrafındaki nice güzellikleri görür ve kararları bu yönde verirsin diye söyledim bizimkine bunu söyleyince bir bankta oturdu denizin dalgalı onca karmaşıklık içinde duymaya çalıştı burnuna her zaman gelen yeşilin kokusunu içine çekti öğle vaktinin edası gök kubbelerden okunmaya başlamıştı ümit var olmayı düşündü.
Bir kapı hayırlı bir kapı yol açılmasını için rabbine dua etti.Sen bizim rabbimizsin hakkımızda hayırlısını nasip et rabbim(amin) yüzünde ümidin tebessümü.
zm/maibeyaz/ümidin ötesine/uçan filozof
Ne yazın güneşi ne denizin,yeşilin kokusu ruhuna indirdiği ümitsizliği bir nebze olsa düzeltemiyordu.
Ümitsizlik sinir içinde uflayıp puflayıp zamanı geriye almaya çalışıyordu hayatındaki önemli karaları tekrar gidip istediği gibidüzeltmek istiyordu.
Zamanı geriye almayı nice insanlar istiyordu halbuki insanın sözü ok gibidir söylediği zaman o oku atmış olursun ne söz geriye gelir ne de ok kararlarda böyledir.
İnsan her şeyin en güzelini en iyisini istediği gibi verdiği karar yaşamını ona göre en iyi olduğu yere varmasını sağlamasını ister böyle olmayınca ümitsizliğe ve sinire boğulur kendi içinde kaybolur gider.
Hayata bakış açısı gayesi aslında varoluş reçetesini iyi anlasa ümit var olsa azla yetinmeyi bilse adam gibi yaşasa,insanca hareket etse mevcudatın manasını ve önemini anlasa kul olma yolunda ilerlese etrafındaki nice güzellikleri görür ve kararları bu yönde verirsin diye söyledim bizimkine bunu söyleyince bir bankta oturdu denizin dalgalı onca karmaşıklık içinde duymaya çalıştı burnuna her zaman gelen yeşilin kokusunu içine çekti öğle vaktinin edası gök kubbelerden okunmaya başlamıştı ümit var olmayı düşündü.
Bir kapı hayırlı bir kapı yol açılmasını için rabbine dua etti.Sen bizim rabbimizsin hakkımızda hayırlısını nasip et rabbim(amin) yüzünde ümidin tebessümü.
zm/maibeyaz/ümidin ötesine/uçan filozof
13 Temmuz 2014 Pazar
29 Haziran 2014 Pazar
ARIYORUM
Karışıklık-Dağınıklık içinde bir düzgünlük arıyorum
Sağa-Sola sapmadan evin yolunu arıyorum
Yeis-Üzüntü içinde ümit arıyorum
Hata-Yanlışlıklar içinde doğruluk arıyorum
Kin-Nefret içinde iyiliği arıyorum
Ben hakikati arıyorum
Kardeşinin,ümmetinin derdine ortak olabileni arıyorum
Ben aslında kısaca 'MÜSLÜMAN ARIYORUM'...
maibeyaz/z.oğlu/diriliş zübeyir
Sağa-Sola sapmadan evin yolunu arıyorum
Yeis-Üzüntü içinde ümit arıyorum
Hata-Yanlışlıklar içinde doğruluk arıyorum
Kin-Nefret içinde iyiliği arıyorum
Ben hakikati arıyorum
Kardeşinin,ümmetinin derdine ortak olabileni arıyorum
Ben aslında kısaca 'MÜSLÜMAN ARIYORUM'...
maibeyaz/z.oğlu/diriliş zübeyir
22 Haziran 2014 Pazar
19 Haziran 2014 Perşembe
ZOR
Zor mudur hayat; yoksa biz mi zorlaştırıyoruz, kolaydan mı
öğrendik hayatı önümüze konan yemeği düştüğümüzde bizi kaldıran anne ve
babamız, bizleri kolay bir hayata hazırlıyorlar keyiflice yaşamımız için her
şeyi yapıyorken birden büyüğü verdik, olur olmaz şeylere kızdık bazen bu
kızgınlığımız da yanımızdaki insanların kalbini de kırıverdik.
Hayat yerinde durmuyor su gibi akıp giderken biz zamanın nasıl
geçtiğini farkına varamadık daha dün okumaya başlayan çocukken şimdi
üniversiteyi bitiren bir yetişkin oluverdik yâda evliliğe hazırlanan bir genç
kolay olmadı bu zorlandık uf-püf ettik bağırdık ve bazen de haykırdık sonuçta
bir yerlere gelebildik, olmayan iş, aşk ve okul hayallerini unuttu verdik, zor oldu bu ama ardına
takılmadık yeni bir yolla koyulduk hayırlısı dedik ve bir baktık ki zor olan bu
hayattın meyvesini alıverdik, olmayan iş hayatımızdan yeni güzel iş
olmayan onca olaylardan güzellikler çıka geldi.
Hayat hiç bir zaman zor değildir aslında insanoğlu hayatı
zorlaştırıyor önüne engel çıkmasını istemiyor yok öyle bir hayat burada her
şeye hazır olacaksın ey insanoğlu. Küçük şeylere takılıp düşmeden yürümeyi
öğreneceksin ve hayallerini inancınla, zor görünen olayları aşacaksın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

