12 Haziran 2013 Çarşamba

Hayallerimiz

Hayaller bazen olmayışın üzüntüsüyle düşüyor
sessizce,sonbahar yaprakları gibi;uçuyor kimseciklere görünmeden.Gidişinin ardından açılan gerçek kapının heyecanıyla unutuluyor."Giden hayallerin üzüntüleri karşısında neden olmadı?" ve 'O olmazsa...' gibi sözleri döken nefis cevabını almışcasına susuyor.
Aslın da olmayışının arkasından edilen dua,birer birer yıkıyordu nefis kalelerini."Bunda da bir hayır var"diyen yürek hayallerini düşünürken;duasında "Hayırlısını ver ya rabbi"diyerek yalvarışlarda olmayışının sıkıntısı yapmayarak güven içinde rabbiyle olmanın muvafakatı vardır elbet.O yürek bilir ondan daha iyi bilen rabbi olduğunu ve teslim eder duasında her anında kendisini yaradana.
Bilir ki güzel bakan güzel görür,"Güzel gören güzel düşünür,güzel düşünen hayatından lezzet alır."Bu düsturla edebini koruyan,iyi hayaller düşünen insanın gerçek umut kapılarıyla gözünü açması her şeyi unutturur.Hayatı kötü düşünceye boğan kuşkuların peşinden kendisini sıkıntıya sokan,umutsuzca nefsine boyun eğen inanın bir bir çürük tahtalardan gidişatını görmemesi de mümkündür.Halbuki hayatımız uzun bir yolculuk...Burada "Her arzumuz olacak kaidesi yok,unutmayalım ki Peygamber efendimiz(a.s.m) bir hadisinde "Dünya mü'minin,zindanı kafirin cennetidir."diyerek gerçek mü'min olma yolunda sıkıntılara katlanarak yaradana dua etmemizi ister.
Şu husus,içimdeki sıkıntıya hep cevap vermişti;Peygamber efendimiz(a.s.m) hürmetine yaratılan dünyada,o mübarek zat ne kadar sıkıntılar içerisinde imtihan olup da isyan etmemiştir.
O halde bizim ne istediğimiz belli olmalı;dünyayı mı,yoksa ahireti mi?
İsteklerimizin,hayallerimizin hep iyi olması;hayallerimizin olmayışında da ümitsizliğe kapılmamak duasıyla...

                               zübeyir menteşe